The Point of no return

Yurovizyon, vatan, millet, sakarya..

17th May 2009 by erdinc

Bu yıl 54.’sü düzenlenen ve Türkiye’nin Hadise ile katıldığı Eurovision şarkı yarışmasında ülkemiz dördüncü oldu. Olmasına oldu da Türkiye ve Yunanistan dışında hiç bir ülkenin bu kadar önem vermediği yarışmanın ulusal boyutta sanki kazanıldığında dünya değişecekmiş gibi insanların önlerine konulması hala değişmedi. Yarışma öncesi geçen yıllardan katılımcılar, yorumlar, röportajlar vs. vs. , TRT Eurovision şarkı yarışması haricinde böyle bir önemi hangi organizasyona verdi bu güne kadar? Neden 2004 yılından beri gerçekleştirilemeyen Kuşadası Altın Güvercin şarkı yarışması TRT tarafından organize edilip yapılmaz? İpsiz Recep falan fişman gibi gereksiz TV dizileri daha mı önemli? Ayrıca yarışma boyunca zırt pırt Yedigün’leri gözümüze sokmaları süper bir hareketti, sanırım yarışmanın sponsorlu tek ülkesi bizdik :)

Gelelim başka bir konuya: Bülend Özveren
Tahminlerime göre kendisi TRT’nin kadrolu “Eurovision sunucusu”, 21 senedir yarışmanın sunuculuğunu gerçekleştiriyor ancak hiç gelişme yok senelerdir aynı hikayeyi anlatıyor kendisi bizlere. Komşu komşuya oy verince “bakın bakın işte birbirlerine oy verdiler” diyen adam Türkiye benzeri şeyleri yapınca sesini çıkartmıyor ya da çıkartamıyor. Kendisi yüzünden neredeyse son 10 yıldır yarışmayı BBC’den Terry Wogan‘nın eşsiz yorumlarıyla izliyorum, bundan dolayı sayın Özveren’e çok teşekkür ederim.

Ve o sarışın hatun.. : Meltem Yazgan
Hi, hi, hi, helo, helo moskova this it Turkey calling…
O ne güzellik, o ne saç rengi, o ne aksan, o ne temsilcilik

25 Şarkıyı dinledikten sonra beğendiğim ülkeleri not almıştım ( * : İlk beş içinde ön gördüklerim )
- Fransa *
- Hırvatistan *
- İzlanda *
- Yunanistan
- Malta
- Danimarka
- Türkiye *
- İngiltere *

2008 Haziran ayında göreve başladığım Yakın Doğu Üniversitesinde kısa zamanda Linux ve özgür yazılımların bilinirliğini ve kullanılmasını arttırmak adına yeterli çalışma yapıp yapamadığımı tarttığım şu sıralarda üniversitemiz bilgisayar mühendisliği öğrencilerinden Renan Çakırerk‘in Pardus’09 Yaz Staj’ına kabul edildiğinin açıklanması hem gururlanmama hemde yüreğime birazda olsa su serpilmesine neden oldu. Bitirme projesi için ne yapabiliriz diye ilk görüşmeye geldiği zaman “yapacağın bu iş sadece bir bitirme projesi değil insanlarında kullanıp yararlanacağı bir şey olmalı bak Pardus için yapılması planlanan bir sürü iş var” diye konuşmaya başladığımız günleri hatırlamamak elde değil.

Elbet bu bir başlangıç, daha bir çok Renan’ın üniversitemiz adına özgür yazılım oluşumlarının içinde katılıp başarılı olacaklarına inanıyorum, başarılar Renan..