The Point of no return

Ortaya karışık söyledim

27th February 2005 by erdinc

Efendim fotoğraf makinesini karıştırırken Akademik Bilişim 2005 Gaziantep fotolarını gördüm ve hemen bunlarla ilgili bir şeyler yazayım istedim, afiyet olsun..

Bu enstantane de Gaziantep Üniversitesi Kampüs’ü içinde bulunan Çoban Restorant içindeki LKD ve Uludağ ahalisini görmektesiniz. Hemen soldan sayalım: Erkan Tekman, Serdar Köylü, A. Murat Eren, Doruk Fişek, Koray Löker(merenin dazlak kafası arkasındaki zat), Barış, S. Çağlar Onur, Alev Engur(İnönü Üniversitesi), Devrim Gündüz, Ümit Bozkır, Arman Aksoy, Gürer Özen. Bende fotoğrafçınızım elbet. Not: Çok anlayışlı bir restorandı bizi atmadılar, kendilerine teşekkür ederiz.

Bu resmimizde ise Doruk Fişek ile birlikte Pardus‘a olan sevgimizi dile getirmeyi düşünmüştük.

Evet işte en önemli resimlerden biri, Akademik Bilişim 2005 sırasında öğrendim tek şey Ümit Bozkır’ın cyborg olduğudur(sayın Löker beni bu konuda destekleyecektir). Sabahın 6’sında banyoya giren ve ardından traş olan bir arkadaşımızdır kendisini tebrik etmekteyim. Bir gece aramızda geçen şu dilayoğuda eklemeden geçmeyeyim.

Saat gece 12 sularıdır bendeniz Pardus ile elleşmekteyim ve derken Ümit Bozkır’ın telefonu çalar…
AEK:Ümit şş alo uyan bak telefon çalıyo
Ümit: Hea?? (anlamsız bir ifadeyle yüzüme bakar ve telefonu kapatır)
AEK: Ümit şş alo bak yine telefon çalıyo açsana olm
Ümit: … (Tepki yok, telefon elinde sırt üstü yatmaktadır ve telefon kapanır)
AEK: Ulean ümit aç şu telefonu belki önemli bişi
Ümit: Huea..!! (Gözlerini açmadan telefonu yatağın altına koyar ve suratında birdaha telefona bak dersen seni otelin arkasındaki hayvanat bahçesindeki aslanlara atarım ifadesi vardır)

Sabah..
Ümit: Uyanınca telefonum çalındı sandım sora baktım senin laptop duruyo allah allah dedim çalsalar adamın laptop’u çalarlar sora telefonu yatağın oralarda buldum.
AEK: Yaa.. ne garip

Bu arada kaldığımız Gaziantep Üniversitesi Uygulama Oteli karşısında Fredy’nin evini gördük..

Ve ve işte.. Buda benim Pardus‘um. Ben yokken neyle beslediler bilemiyorum kocaman olmuş

Canım annaneme..

23rd February 2005 by erdinc

Sensiz geçen tam 1 yıl, yokluğuna alışmak çok zor, içim acıyor ve seni çok özledim..

Benzemez kimse sana tavrına hayran olayım
Bakışından süzülen işvene kurban olayım
Lütfuna ermek için söyle perişan olayım
Bakışından süzülen işvene kurban olayım

xfce3.0 vs. xfce 4.2

11th February 2005 by erdinc

AB2005 sonrası Gentoo kurduktan sonra xfce4.2 kurayım istedim ve emerge xfce dedim yattım uyudum. Sabah startxfce dedim ve o anda bir çaydanlık su kafamdan aşağı indi hemen ardından emerge –unmerge xfce dedim ve emerge xfce4 deyip bıraktım. Compile bittikten sonra xfce3.0 ve xfce4.2 aradaki farkı aşağıdaki resimlerden rahatça anlayabilirsiniz..

Bir antep gecesi

3rd February 2005 by erdinc

Efendim dün Voltran misali Uludağ ekibi ile birleştik AB2005′ten ayrılıp yemeğe giderken yaşanan bir taksi krizinden sonra (10 kişiydik) Serdar abinin peşine takılarak Gaziantep Baro bilmem nesi restoranı gibi bir yere gittik. Kapıda ‘Üye olmayan silahla giremez’ yazıyordu, oturuştuktan sonra 2 saat kadar meze yemek suretiyle bekledik ve en sonunda garsona yaptığım ’sıcak vermeyecekmisiniz abicim’ diyaloğundan sonra meze ile midesinin yarısını doldurmuş ekibimize sıcaklar geldi. Bu arada Meren‘in bira ve rakı karışımı içip neler neler yaptığı ve anlattığını şok bir fotoğraf ile başka bir entry’de anlatacağım.